Neler Oluyor Hayatta
07 OCAK 2001; İçeriden Mektubunuz Var...19 Aalık 2000 tarihinde, Türkiye'deki 20 cezaevine eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildiğinde Edirne'de öğrenciydim. Gecenin geç saatlerinde evdeki arkadaşlarla yer yatağımızda yatarken birden televizyonlarda bu operasyonlarla ilgili görüntülere, haberlere tanık olduk. Haberin detayları bizi giderek daha fazla bir dehşetin içersine sokuyordu. Biz dışarıda televizyonların başındayken, bakın o sırada içeride neler yaşanıyormuş... On yıl sonra katliamın duruşmalarının ancak başlatılabildiği şu günlerde, operasyonun Bayrampaşa Cezaevi ayağını bire bir yaşamış bir isimden, H. Selim AÇAN'ın sonrasında zor şartlarda dışarı çıkarttırmayı başardığı mektubundan aktaralım:
Türkiyedeki toplumsal normların yalnızca cinsiyet üzerinden kodlandığını iddia edecek değilim. Ancak eşcinsellere, transcinsellere yönelik şiddeti de tek başına sıradan bir suç olarak göremeyiz. Bir transı hem de boğazını keserek hunharca öldürmek ne sadece tekil bir psikopati vakasına işaret eder, ne de kişiler arasındaki bir anlaşmazlığa. Bu şiddet gösterileriyle açığa çıkan basbayağı bu ülkenin en derinlerinde yatan bir şiddet dili, ötekiyle kurulan ilişkinin en şeffaf hale geldiği bir andır. Aslında Kürtler, Aleviler, dindarlar... her türlü mağdur kesim bu şiddetten nasibini bir şekilde alıyor. Ama bana öyle geliyor ki lgbt'lerin yaşadığı mağduriyet tüm bu kimlikleri kat ediyor ve şiddetin en pespaye haline gözler önüne seriyor. Şimdi de trans Serap Toraman İzmirde boğazı kesilerek öldürülmüş. Ben de tıpkı KaosGL gibi bu cinayetlerin politik cinayetler olduğunu düşünüyor ve Nefret Suçları Yasası'nın bir an önce düzenlenmesini istiyorum.
15.ci koğuş dedikleri yer 2 metre genişliğinde 3.5 metre uzunluğunda 10 hücreden oluşuyor. 10.cu hücrede Memed, 9.cu hücrede ben kalıyorum. 7.ci ve 8.ci hücreler boş. Memed'in yalnızca sesini duyabiliyorum. Memed ODTÜ mezunu, turizmci. Suçunu bilmiyorum. Sürekli bağırıp tepiniyor. Akli dengesi yerinde değil. Elbiselerini ve verilen battaniyeyi yırtıp, duvarları yumrukluyor.Dün sabah 04'te uyandırdı beni. Geceyarısına kadar bapırıp durmuştu. Bazanda acaip oynak şarkılar söylüyor. Bazan üşüyorum diye inliyor. Bazanda, basurum var, götüm acıyo diye ağlıyor. Memed sürekli olarak etrafa sıçıyor. Osuruk ve bok kokusundan bazen baygınlık geçiriyorum. Ancak gardiyanlar gelip acımasızca vurduklarında içim eziliyor. Üzülüyorum.
Çok açık ki referandumun gözle görünür sonuçları oldu: Kürt sorunu başka bir perdeden tartışılmaya başlandı, 90'lı yılların kanlı defterleri açıldı, türban konusunda adım atıldı... Ancak tabii mesele bunlarla bitmiyor, daha fazla demokrasi için fikri takip yapmak gerekiyor. İşte referandumda "yetmez ama evet" diyenler de bunu yapmışlar ve muhafazakar medyayı mercek altına almışlar. Bu amaçla muhafazakar medyayı daha fazla sorumluluk almaya davet ediyor ve bu konuyu imzaya açıyorlar. Metni imzalayanlar arasında Baskın Oran, Halil Berktay ve Markar Esayan da var.
Bimeras Kültür Vakfı tarafından dördüncü kez düzenlenen 'iDANS Uluslararası Çağdaş Dans ve Performans Festivali' kapsamında Üsküdar, Beşiktaş ve Kadıköy meydanları için planlanan 'Free Zone Istanbul' (Serbest Bölge İstanbul) sergisi daha yerleştirme aşamasındayken Beşiktaş Meydanı'nda saldırıya uğradı. CHP Gençlik Kolları üyesi oldukları iddia edilen Kemalist grup sergide beğenmedikleri objeyi devirerek parçaladı.




e blog yazıyoruz....